Kaç yıllık eve kredi çıkmaz ?

Ahmet

New member
Kaç Yıllık Eve Kredi Çıkmaz? Evin Yaşı ve Kredi Alımı Üzerine Bir Bakış

Geçenlerde bir arkadaşım, hayalini kurduğu evi almak için kredi başvurusunda bulundu. Ancak, bankadan aldığı yanıt beklediğinden farklıydı. Evin yaşı nedeniyle kredi alması zorlaşmıştı. Bu durum, benim için aslında oldukça yaygın bir sorunun yansımasıydı. Türkiye’de ve dünyada, evin yaşı, kredi verilebilirliği üzerinde nasıl bir etkiye sahip? Birçok kişi bu soruyla karşılaşıyor, ancak çoğu zaman evin yaşı kredi başvurularını etkileyen bir faktör olarak gözden kaçıyor. Bu yazımda, konuyu daha derinlemesine inceleyeceğim ve farklı bakış açılarını da göz önünde bulundurarak bankaların ve alıcıların bu durumu nasıl değerlendirdiğine dair örnekler vereceğim.

Ev Yaşı ve Kredi Alımı: Bankaların Perspektifi

Ev alımı için kredi başvurusunda bulunanlar, genellikle evin yaşıyla ilgili bankaların koyduğu bazı kurallarla karşılaşırlar. Türkiye’de bankalar, genellikle 20 yılın üzerindeki evlere kredi vermekte daha temkinli davranırlar. Bunun sebebi, yaşlanan bir evin değer kaybetmesi ve yapısal sorunlar yaşaması olasılığının artmasıdır. Bu durum, bankaların risk değerlendirmesini doğrudan etkiler.

Örneğin, bir banka 1990 yılında yapılmış 30 yaşındaki bir eve kredi vermek istemeyebilir. Çünkü bankalar, evi teminat olarak alacakları için, eğer ödeme yapılmazsa satılabilecek değeri konusunda bir kaygı duyarlar. Yapısal sorunlar, yenileme ihtiyaçları gibi durumlar, evin değerini düşürebilir. Bu sebeple, bankalar, genellikle 20 yaşından eski evlere kredi vermemek veya faiz oranlarını artırmak gibi adımlar atabilir.

Bankaların bu yaklaşımını destekleyen verilere göre, 2020 yılında Türkiye’de, 15-20 yaş arasındaki evlere kredi verilme oranı %40 civarındayken, 20 yaş ve üzerindeki evlere kredi verilme oranı %20’ye kadar düşmüştür. Bu veriler, bankaların kredi verme stratejilerinin evin yaşına ne kadar bağlı olduğunu net bir şekilde gösteriyor.

Erkeklerin Pratik ve Sonuç Odaklı Yaklaşımı: Evin Yaşı ve Kredi Riskleri

Erkeklerin genellikle daha pratik ve sonuç odaklı bir bakış açısına sahip olduğu düşünülebilir. Birçok erkek, ev alımı ve kredi başvurusunda bulunurken daha çok “işin sonunda ne olacak?” sorusuna odaklanır. Bu noktada, evin yaşının, evin sağlamlığı ve değer kaybı açısından kritik bir öneme sahip olduğunu değerlendirirler. “Evin yaşına göre kredi almak mantıklı mı, yoksa yüksek faizle mi devam etmeliyim?” gibi sorular, pratik bir yaklaşımı temsil eder.

Özellikle riskleri minimize etmek isteyen bir erkek, eski bir ev almak yerine daha yeni veya yenilenmiş bir evi tercih edebilir. Bunun sebebi, uzun vadede evin değer kaybetmesinin ve bakım masraflarının artmasının engellenmesidir. Ev alırken, kredi oranlarını ve geri ödeme planlarını dikkatlice hesaplayan erkekler, bankaların sağladığı faiz oranlarının evin yaşına göre ne kadar değiştiğini de hesaba katarlar.

Ancak, bu yaklaşımın zayıf yönü, evin yaşının bazen gereksiz bir kaygı kaynağı olabilmesidir. Özellikle evi almak isteyen kişi, uzun vadede evi elden çıkarma planları yapıyorsa, bir evin yaşının çok büyük bir engel olmayabileceğini göz önünde bulundurabilir. Yani, evin yaşı, sadece kredi alımı konusunda değil, aynı zamanda bireyin hedefleri doğrultusunda da değerlendirilmelidir.

Kadınların Sosyal ve Duygusal Etkiler: Ev Alırken Ailenin Geleceği ve Kredi Kararları

Kadınlar, çoğu zaman ev alımı ve kredi kararlarında daha sosyal ve duygusal bir bakış açısıyla hareket ederler. Evin yaşı sadece yapısal bir sorun değil, ailenin güvenliği ve yaşam kalitesi için de önemli bir faktördür. Kadınlar, evin sağlamlığı ve uzun vadede sorun çıkarıp çıkarmayacağı konusunda daha çok kaygı duyabilirler. Bununla birlikte, kadınlar da genellikle uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket ederler. “Bu ev bize ne kadar güvenli ve sağlıklı bir yaşam alanı sunar?” sorusu, sadece fiziksel değil, duygusal olarak da önemli bir faktördür.

Özellikle çocuklu aileler için evin yaşı, evin içindeki yaşam kalitesini ve çocukların güvenliğini doğrudan etkileyebilir. Eski bir evde meydana gelebilecek su sızıntıları, elektrik tesisatı sorunları ve diğer yapısal bozulmalar, aileyi potansiyel risklerle karşı karşıya bırakabilir. Bu noktada, kadınların kredi başvurusu yaparken evin yaşını dikkate alması, sadece maddi değil, duygusal bir değerlendirme de olabilir.

Birçok kadın, bankaların kredi verdikleri evlerin yaşına dikkat etmelerini, çünkü bunun gelecekte ailelerinin yaşam kalitesine etki edeceğini savunur. Bu açıdan bakıldığında, evin yaşı, finansal ve duygusal bir denge kurma meselesi haline gelir.

Gerçek Dünyadan Örnekler: Kredi Başvurusu ve Ev Yaşı İlişkisi

Gerçek dünyadan bir örnek vermek gerekirse, 2018 yılında yapılan bir araştırma, 10 yaşın altındaki evlere kredi verilme oranının %70 olduğunu gösterirken, 20 yaş ve üzerindeki evlerde bu oran %30’a kadar düşmüştür. Bu da bankaların evin yaşını ne kadar önemli bir faktör olarak gördüğünü kanıtlar niteliktedir. Özellikle, 30 yaşın üzerindeki evler, bankalar için risk oluşturabileceği için kredi alımı bu yaş grubundaki evler için zorlaşmaktadır.

Bir diğer örnek, İstanbul’daki konut projelerinin büyük kısmının, 10 yıl önce yapılmış olduğunu gözlemlememizdir. Bu durum, özellikle büyük şehirlerde, daha eski evlerin krediye uygunluğunu azaltırken, yeni projelerin daha kolay krediye başvurulabilir olduğunu göstermektedir.

Sonuç: Ev Yaşı ve Kredi Alımı – Ne Kadar Gerçekçi Bir Kriter?

Ev yaşı, kredi başvurusu yaparken dikkate alınması gereken önemli bir faktördür, ancak her zaman belirleyici olmamalıdır. Bankalar, evin yaşıyla ilgili endişeler taşırken, alıcılar da bu durumu kendi finansal hedeflerine ve yaşam planlarına göre değerlendirmelidir. Erkekler genellikle pratik ve sonuç odaklı bir yaklaşım sergileyerek, evin yaşı ile ilgili riski minimize etmeye çalışırken, kadınlar da evin sosyal ve duygusal yönlerine odaklanarak güvenli ve uzun vadeli bir yatırım yapmak isteyebilirler.

Sizce evin yaşı kredi alımını ne kadar etkiler? Bankaların uyguladığı yaş sınırlamaları ne kadar mantıklı? Peşinat ödemek veya kredi almak konusunda başka hangi faktörleri göz önünde bulundurmalıyız?