Öğrenci nedir uzun ?

Sena

Global Mod
Global Mod
Bir Öğrencinin Yolculuğu: Kimdir Öğrenci?

Merhaba forum arkadaşları,

Bugün, okul yıllarımızdan birine dayanan bir hikaye paylaşmak istiyorum. “Öğrenci nedir?” sorusunu, sizlere sadece tanımlarla değil, duygularla, hayallerle ve gerçeklerle anlatmak istiyorum. Bu hikaye, zamanla olgunlaşan bir karakterin hayatına, onların değişim ve büyüme sürecine tanıklık edeceğimiz bir yolculuk olacak. Hikayeyi sadece bir kavram olarak değil, hepimizin içinde barındırdığı bir deneyim olarak ele alalım.

Bir Öğrenci ve Yolculuğun Başlangıcı

Ahmet, 15 yaşında bir çocuktu. İstanbul'un gürültülü caddelerinin kenarındaki bir mahallede, üniversiteye hazırlık döneminin hemen başında, hayatta en çok istediği şeyin “başarmak” olduğuna inanıyordu. Ailesinin ona büyük beklentileri vardı. Ancak Ahmet, başarıyı tek bir şekilde tanımlıyordu: İyi bir üniversite kazanmak ve ailesinin gurur duyacağı bir iş bulmak. Bu, onun için belirgin bir hedefti, her şeyin çözümüydü.

Bir sabah, öğretmeninin öğrencilerine anlattığı bir hikaye Ahmet’in dünyasında büyük bir yankı uyandırdı. Öğretmen, başarı ve öğrenci olmanın anlamını tartışırken şöyle demişti:

"Öğrenci, yalnızca dersleri başarılı bir şekilde tamamlayan kişi değildir. Öğrenci, hayatta öğrendiği her şeyle başkalarına dokunabilen kişidir. O, dünyayı keşfeden, sadece teorik değil, aynı zamanda duygusal ve insani bilgileri de öğrenen kişidir."

Bu sözler Ahmet’i derinden etkiledi. O günden sonra, "öğrenci" kavramı sadece akademik başarıyı simgelemekle kalmadı, Ahmet’in içinde farklı bir pencere açtı. Öğrenci olmak, artık onun için bir yaşam tarzıydı.

Öğrenciliğin Kendisini Tanıma Süreci

Ahmet, okuldaki başarısını sürekli artırmak istiyordu, fakat bir sorusu vardı: "Başarı yalnızca dersle mi ölçülmeli?" Bu soru kafasında sürekli dönüp duruyordu. Aynı okulda, Ahmet’in yakın arkadaşı olan Elif’in yaklaşımı ise çok farklıydı. Elif, derslerinde Ahmet kadar odaklanmış değildi. Ancak, insanları anlamak, onlarla empati kurmak, arkadaşlarının sıkıntılarına çözüm bulmak onun en büyük yeteneğiydi.

Elif, okulda herkesin güvenebileceği bir kişiydi. Sınıf arkadaşlarının dertleriyle ilgilenir, onları dinler ve çoğu zaman, Ahmet’in o kadar fark etmediği şeyleri, duygusal açıdan doğru bir şekilde analiz ederdi. Bir gün Ahmet, Elif’e danıştı:

"Elif, neden hep herkesin sıkıntılarıyla bu kadar ilgileniyorsun? Bu seni yormuyor mu?"

Elif, gülümsedi ve "Bazen dinlemek, sorunları çözmekten çok daha önemli olabilir. İnsanların kendilerini anlamanızı istemesi, bazen onlara en büyük desteği vermek demek," dedi.

Bu konuşma Ahmet’in zihninde bir dönüm noktası oldu. O güne kadar sadece çözüm odaklı düşünmeye alışmıştı, ama Elif’in yaklaşımı Ahmet’in gözünde çok daha derin bir anlam kazandı. “Empati” ve “ilişki kurma” kavramları, Ahmet’in bakış açısını değiştirmeye başlamıştı. Onun için öğrenci olmak, sadece başarılı olmak değil, aynı zamanda çevresindeki insanlara da değerli bir şekilde dokunmak demekti.

Çözüm ve Empati Arasındaki Denge

Bir hafta sonra okulda bir grup öğrenci arasında büyük bir anlaşmazlık çıktı. Konu, Ahmet’in tam anlamıyla çözebileceği bir şeydi: Akademik başarı konusunda kimin daha iyi olduğu. Ancak Ahmet, çözüm odaklı yaklaşımıyla olayın üzerine gidip bir an önce çözmek isterken, Elif tamamen farklı bir yol izledi.

Elif, grubu bir araya topladı, herkesin düşüncelerini dinledi ve neden bu kadar gergin olduklarını anlamaya çalıştı. Ahmet, buna şüpheyle yaklaşsa da, sonunda bu tarzın çok daha etkili olduğunu fark etti. Elif, gerginliği dağıtmak için insanların hislerine hitap etti, onları anladığını gösterdi ve çözüme giden yolu empati ile buldu.

Ahmet bu durumda Elif’in yaklaşımını tekrar sorgulamaya başladı. "Empati kurmak, insanlara çözüm odaklı yaklaşmaktan daha mı önemli?" sorusu, Ahmet’in kafasında büyüdü. Ahmet’in çözüm odaklı yaklaşımıyla Elif’in empatik yaklaşımı arasında gidip gelerek, aslında ne kadar büyük bir denge kurulması gerektiğini anlamaya başladı. Bir insanın hem çözüm odaklı olması hem de başkalarını anlamaya çalışması, bence, gerçek bir öğrenciliğin özüydü.

Öğrenci Olmak: Toplumsal Bir Yük ve Bireysel Bir Keşif

Zamanla Ahmet, bir öğrencinin sadece başarılı olmakla tanımlanamayacağını fark etti. Öğrenci olmak, toplumun kendisine yüklediği başarı kriterlerinden bağımsız olarak, bireysel bir keşif yolculuğuydu. Bu yolculukta insanları anlamak, başkalarına yardım etmek ve kendi sınırlarını aşmak, öğrenmenin temel unsurlarındandı. Ahmet, Elif’in empatik yaklaşımını benimsemeden önce sadece "çözüm" peşindeydi. Fakat sonra fark etti ki, insanlara ulaşmanın ve onları anlamanın, aslında doğru çözümü bulmak kadar önemli olduğunu keşfetti.

O günden sonra, Ahmet hem derslerine hem de çevresindeki insanlara bakış açısını daha geniş tuttu. Öğrenci olmak, sadece sınavlardan ve dersten ibaret değildi. Öğrenci, hayatı öğrenen, insanları anlayan ve dünyaya katkı sağlamak için çaba gösteren kişiydi.

Sonuç Olarak: Gerçek Öğrenci Kimdir?

Bir öğrenci, derslerinde başarı gösteren, çözüm odaklı düşünen biri olabilir. Ancak gerçek öğrenci, insanları anlayan, empatik yaklaşan ve topluma katkı sağlayan kişidir. Ahmet’in yolculuğu, bizlere öğrenciliğin sadece akademik başarı değil, insan olmanın, ilişki kurmanın ve hayata değer katmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Öğrenci olmak, belki de her şeyden önce başkalarına ve kendine duyduğu saygı ve sevgidir.

Hepinizin bu konuda ne düşündüğünü çok merak ediyorum. Öğrenci olmanın sizce gerçek anlamı nedir? Sadece ders başarısıyla mı ölçülmeli, yoksa toplumsal katkı da göz önünde bulundurulmalı mı? Hep birlikte tartışalım!